RTÜK Başkanı Akman: “ Medya Okuryazarlığı, İnsanların Kitle İletişim Araçlarından Daha Fazla Yararlanmasında Katkı Sağlayacak Bir Fırsattır”(07 Ekim 2008)


 

 

 

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından düzenlenen  ''Çocuk Gerçeği ve Medya Okuryazarlığı Derslerinin Önemi'' konulu uluslararası toplantının açılışında konuşan RTÜK Başkanı Dr. A. Zahid Akman, “Medya okuryazarlığının yalnız koruma amaçlı bir çalışma olmadığını, özellikle insanların kitle iletişim araçlarından daha fazla yararlanmasına katkı sağlayacak bir fırsat olduğunu düşünüyoruz” dedi.

Türkiye'nin çok önemli günlerden geçtiğini ve 3 gün önce gencecik fidanların şehit verildiğini hatırlatarak şehitlere rahmet ve ailelerine baş sağlığı dileyen Akman “Allah güzel ülkemize ve ülkemizin güzel insanlarına daha büyük acılar yaşatmasın. Ülkemiz ve milletimizle uğraşan şer güçleri ortadan kaldırsın ve milletimizin birlik ve bütünlüğünü artırsın” dedi.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu olarak anayasa değişikliğinden sonra göreve gelen üyelerle birlikte, ''Çocuk ve genç eksenli'' denetim ve düzenleme faaliyetlerini birinci görev olarak belirlediklerini kaydeden Akman, 4 yıl içinde tüm bu faaliyetleri bu 2 ana eksen üzerinde yoğunlaştırdıklarını bildirdi.

Türkiye'nin çok genç bir nüfusa sahip olduğunu ve bu genç nüfusun hem Türkiye'nin bulunduğu bölgede, hem de AB ülkelerinde olmayan önemli bir potansiyeli ifade ettiğini belirten Akman, çocukların örgün eğitim kurumları dışında tüm yaşantı ve vakitlerini kitle iletişim araçları karşısında geçirmeleri gerçeğinin de RTÜK çalışmalarının önemini ortaya koyduğunu vurguladı.

RTÜK Başkanı Akman, göreve geldikten sonra akıllı işaretler koruyucu sembol sistemi olarak adlandırılan bir çalışma başlattıklarını ve bu çalışmanın tüm ulusal, bölgesel ve yerel yayın yapan televizyonlarda hayata geçirildiğini hatırlatarak, şunları söyledi:

''İzleyici de hem yetişkin, hem genç, hem çocuklar olarak bu sembollerin içerikle ilgili verilen bilgilerin önemini kabullendi. Bu bizim için son derece önemli bir adımdı. İlk defa izleyici, karşılaştığı ve izlemek istediği bir programla ilgili olarak program yayına girmeden evvel, herhangi bir sürprizle karşılaşmadan evvel program içeriğiyle ilgili bilgi sahibi olabiliyor ve bu bilgi çerçevesinde o programı izleyip izlemeyeceğinin kararını daha yayın başlamadan alabiliyor. Bu çalışma şunu da gösterdi, demek ki ekran karşısına geçildiği zaman herkes, her programı izleyemez. Bundan önce böyle bir anlayış yoktu. Vatandaşlarımız bir program televizyonda yayınlanıyorsa onu hangi saatte olursa olsun izleyebileceğini düşünüyordu. Her programı çocukların da izleyebileceği düşüncesi tüm ailelerde hakimdi. Bu sembol sisteminin hayata geçmesinden sonra medya organlarını, kitle iletişim araçlarını izlemenin ve takip etmenin de belli bir bilince sahip olma zorunluluğu getirdiği gerçeği ortaya çıktı. 

Medya okuryazarlık faaliyeti, medyanın olumsuz etkilerinden izleyiciyi korumaktan çok medyanın, kitle iletişim araçlarının faydalı yönlerinden nasıl yararlanılır ve bu fayda birey olarak, toplum olarak nasıl insanlarımız tarafından tespit edilir ve kullanılır gerçeğini ortaya çıkarmak amacıyla hayata geçirilen bir faaliyettir.''

 Kitle iletişim araçlarının sosyal yapının gelişmesinde, toplumsallaşmada, bilgi ve eğitim düzeyinin artırılmasında önemli unsurlar olduğunu da belirten Akman, ''Kitle iletişim araçlarının gerektiği gibi kullanılabilmesi ve onlardan gerektiği gibi yararlanılabilmesi için kesinlikle insanların belli bir bilinç düzeyine getirilmesinin zorunlu olduğunu düşünüyoruz. Medya okuryazarlığının yalnız koruma amaçlı bir çalışma olmadığını, özellikle insanların kitle iletişim araçlarından daha fazla yararlanmasına katkı sağlayacak bir fırsat olduğunu düşünüyoruz. Bu çerçevede medya okuryazarlığı dersini hayata geçirmek için Radyo ve Televizyon Üst Kurulu olarak çalışmaya başladık'' diye konuştu.

Bu projeye en büyük desteği Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başta üzere ilgili bakanların verdiğini de kaydeden Akman, Türkiye'de çok kısa bir zamanda ilk önce pilot 5 okulda başlayan bu dersin, 2007-2008 eğitim ve öğretim yılında tüm okullarda seçmeli ders olarak hayata geçtiğini söyledi.

Akman, 6, 7 ve 8. sınıflarda 400 bin civarında öğrencinin bu dersi seçtiğini de belirterek, halen İstanbul'da 600 ve Ankara'da bir o kadar ilköğretim okulunda bu dersin seçildiğini ve dersin tüm Türkiye'de hayata geçirildiğini anlattı.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkanı Dr. A. Zahid Akman, yapılan araştırmalara da dikkat çekerek, şunları söyledi:

''Türkiye'de vatandaşlarımız günde 4,5-5 saat arasında ekran karşısında vakit geçirmekte. Çocuklarımız da yaklaşık 3 saat ekran karşısındadırlar. Çocuklar, herhangi bir yardımcı olmadan, herhangi bir kişinin rehberliği olmadan 3 saat ekran karşısında vakit geçirmektedir. İstediği zaman televizyonunu açmakta, kapatmakta ve zaping yapmaktadır. Böyle bir noktada kamu olarak, kamu görevlileri olarak bizlerin yalnız denetimle, yayın içeriklerine kanundan aldığımız yetki ile yaptığımız müdahalelerle insanlar üzerindeki olumsuz etkilerin ortadan kaldırılması mümkün değil. Bilinçli izleyiciler oluşturmak, bu izleyicilerle medyayı takip etmek, analiz etmek ve yararlanmak bizim en büyük hedefimizdir. Elbette şu anda hedef kitlemiz çocuklarımızdır.''

Akman, çocukların medya okuryazarlığı dersini aldıktan sonra daha bilinçli bir gazete okuyucusu, daha bilinçli bir televizyon izleyicisi, daha bilinçli bir radyo dinleyicisi ve internet kullanıcısı olacağı da vurguladı.

Bu çalışmayı sadece ilköğretim öğrencileriyle sınırlı tutmayacaklarını ve yetişkinler için de web sitesi hazırladıklarını bildiren Akman, bu sitenin önümüzdeki günlerde hayata geçeceğini söyledi.

Çocuklara yapılan her türlü yatırımın çok önemli olduğunu vurgulayan Akman, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Çocuklarla ilgili yapılan bu faaliyetleri desteklemek en önemli vatandaşlık görevidir. Çocuklarla ilgili yapılan bu faaliyetlere karşı çıkmak, bu faaliyetleri çeşitli vesilelerle ret ederek, bu faaliyetleri birtakım bahaneler gündeme getirerek gözden düşürmeye çalışıyor olmak gerçekten bu ülkenin geleceğine karşı en büyük saygısızlıktır. Çocuklarla ilgili yapılan her faaliyet muhteremdir. Çocuklara yapılan her yatırım hak edilen bir yatırımdır. Çocuklarla ilgili yapılan her türlü çalışma da desteklenmelidir.'' 
       Radyo ve Televizyon Üst Kurulu İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanı Nurullah Öztürk de en etkili ve en çok kullanılan kitle iletişim aracı televizyonun, çocukların okuldan sonra en çok vakit geçirdikleri araç olduğunu söyledi.

Her 5 çocuktan birinin odasında televizyon bulunduğunu ve çocukların 2-2,5 yaşında televizyon izlemeye başladıklarını kaydeden Öztürk, günde ortalama 5 saat televizyon izleyen çocukların neyi ne kadar, ne süreyle izleyeceklerine de kendilerinin karar verdiklerini belirtti.

Nurullah Öztürk, dünya nüfusunun 3'de 2'sinin çocuk ve gençlerden oluşmasına rağmen televizyon programlarının sadece yüzde 5'inin çocuklara yönelik olduğunu dile getirerek, ''Yapılan araştırmalara göre, 14 yaşına gelene kadar bir çocuk televizyonlardan yaklaşık 100 bin şiddet, 8 bin cinayet sahnesi izlemiş oluyor. Bu da zihinlerde yer ediyor ve karmaşıklığa yol açıyor'' diye konuştu.

Panelin, ''Uluslararası Uygulamalar Bağlamında Televizyonlarda Çocuk ve Gençlik Programları'' konulu oturumunda konuşan Hollanda Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (NICAM) Başkanı Wim Bekkers da kendi ülkesinde hükümetin çocukları televizyonların kötü etkilerinden koruma konusundaki sorumluluğu medyaya verdiğini söyledi.

Medyanın da programlar konusunda bir içerik sınıflandırma sistemi kurduğunu anlatan Bekkers, ülkesinde televizyon programlarının yanı sıra sinema filmleri, DVD'ler ve bilgisayar oyunlarının da sınıflandırıldığını belirtti.

Bekkers, ayrıca program yayınlanma saatlerinin düzenlendiğini ve Türkiye'deki akıllı işaretlere benzer bir işaretleme sistemi uygulandığını söyledi.

16 yaş limiti olan programların akşam saat 22.00'den sonra yayınlanabildiğini belirten getiren Bekkers, televizyon programlarının 3-7-12-16 ve 18 yaş ile şiddet, korku, cinsel içerik, ayrımcılık, uyuşturucu, alkol, kaba dil şeklinde sınıflandırıldığını dile getirdi.

Hollanda'da 10 bin oyunun da yine aynı şekilde sınıflandırıldığını vurgulayan Bekkers, halkın yüzde 90'ının bu uygulamadan memnun olduğunu kaydetti.

İtalyan yapımcı Roberta De Cicco da, çalıştığı televizyon kanalında çocuklar için haber programı yaptıklarını ve çocukların da bu programa ister stüdyoya gelerek, ister telefonla veya internetle katılabildiklerini söyledi.

Çocuklar için olan haber programında bazen savaş gibi kötü haberleri de sunmak zorunda kaldıklarını, çünkü bunların gizlenmesinin doğru olmadığını dile getiren De Cicco, bu haberlerin çok dikkatli bir şekilde, sadeliği ön plana alarak verildiğini kaydetti.

De Cicco, çocukların haberlere ilgilerini çekmek için müzik, grafik, şekil gibi öğeleri de programa kattıklarını söyledi.

Katar El Cezire Çocuk Televizyonu Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Mellouk da, kanalın 2005 yılında yayına başladığını belirterek, bu fikrin genelde yabancı kaynaklı olan programlara karşı Katar yapımı bir programın var olabilmesi fikrinden çıktığını anlattı.

Yerli bir kanalla çocukların kimliklerinin gelişimine katkıda bulunmak istediklerini, çocukların kimlik oluşumuna yönelik ve Müslümanlıkla ilgili değerleri korumak istediklerini söyledi.

Mellouk, tüm dünya medyasının İslamiyetle ilgili olumsuzluk sunduğunu, bu nedenle kendilerinin de bunun tersini yapmaya çalıştıklarını kaydetti.

Her ülkenin kendi kültürüne yönelik televizyon programı yaptığını ve bunun gerekli olduğunu belirten Mellouk, bunun yanı sıra kanalda eğlence ve oyunlar da bulunduğunu söyledi.

Televizyon ve medyanın çocuklar üzerinde çok önemli bir etkiye sahip olduğunu anlatan Mellouk, çok ciddi medya düzenlemesi olmazsa gelecek 10 yıl içinde psikolojik, sosyal, ekonomik birçok sorunun insanları beklediğini vurguladı.

 


 

  
 B i l g i  E d i n m e      ?
Skip Navigation Links
Üst KurulExpand Üst Kurul
Skip Navigation Links
TeşkilatExpand Teşkilat
Skip Navigation Links
MevzuatExpand Mevzuat
Skip Navigation Links
Basın AçıklamalarıExpand Basın Açıklamaları
Skip Navigation Links
Yüksek Seçim Kurulu KararlarıExpand Yüksek Seçim Kurulu Kararları
Skip Navigation Links
Mahkemelerin Yayın Yasağı KararlarıExpand Mahkemelerin Yayın Yasağı Kararları
Skip Navigation Links
Danıştay KararlarıExpand Danıştay Kararları
Skip Navigation Links
Faaliyet RaporlarıExpand Faaliyet Raporları
Skip Navigation Links
Rd ve TV Lisans İşlemleriExpand Rd ve TV Lisans İşlemleri
Skip Navigation Links
AraştırmalarExpand Araştırmalar
Skip Navigation Links
Sayısal YayıncılıkExpand Sayısal Yayıncılık
Skip Navigation Links
S K A A S
Skip Navigation Links
Uluslararası UygulamalarExpand Uluslararası Uygulamalar
Skip Navigation Links
Eğitim FaaliyetleriExpand Eğitim Faaliyetleri
Skip Navigation Links
İzleyici BildirimleriExpand İzleyici Bildirimleri
Skip Navigation Links
RTÜK Etik KomisyonuExpand RTÜK Etik Komisyonu
Skip Navigation Links
İlgili BağlantılarExpand İlgili Bağlantılar
Skip Navigation Links
Sıkça Sorulan SorularExpand Sıkça Sorulan Sorular
Skip Navigation Links
Hizmet Standartları Tablosu ve Hizmet Envanteri
Skip Navigation Links
İzleyici Temsilcileri İletişim Bilgileri
Skip Navigation Links
Stratejik PlanExpand Stratejik Plan
Skip Navigation Links
Televizyon ve Çocuk
Skip Navigation Links
Üst Kurul İlke KararlarıExpand Üst Kurul İlke Kararları
Skip Navigation Links
Geleneksel Çocuk Oyunları
Skip Navigation Links
Site Haritası
Skip Navigation Links
Standart Dosya PlanıExpand Standart Dosya Planı
 

(c) RTÜK 2006 HER HAKKI SAKLIDIR (v2.4)
Üniversiteler Mah. 1597. Cad. No: 13 Bilkent 06800 ANKARA

Tel : 0 (312) 297 50 00
Toplam Ziyaretçi: 18844889
rtuk@rtuk.gov.tr